Süt ürünleri sektörü Çin pazarının kapısında

SETBİR Yönetim Kurulu ile Çin’e süt ürünü ihracatı izni almış firmalar, Ticaret Bakanlığı’nın Pekin Ticaret Başmüşaviri Hakan Kızartıcı ve Bakanlığın Pekin, Guangzhou ve Şanghay’daki Ticaret Müşaviri ve Ataşeleri ile çevrimiçi toplantıda bir araya gelerek, Çin’e süt ürünü ihracatının ayrıntılarını ele aldı.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 21 Mayıs 2020’de yaptıkları açıklama ile Türkiye'den Çin’e gerçekleştirilecek süt ve süt ürünleri ihracatının önündeki engellerin kalktığını duyurmuşlardı. Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi’nin de bildirdiğine göre, Türkiye’den 49 firmanın, 54 işletmesi Çin’e süt ürünü ihraç edebilme hakkı kazanmışlardı.

Çin, yaklaşık 6 milyar dolar ile dünyanın en önemli süt ürünleri ithalatçılarından. Ülkenin 2022 yılında ise net olarak dünyanın en büyük süt ürünleri pazarı olması bekleniyor. Bu açıdan, Çin pazarının Türk ihracatçılarına açılması çok önemli.

Konunun önemi nedeni ile Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR), Ticaret Bakanlığı’nın Çin’deki temsilcileri ile çevrimiçi toplantıda bir araya geldi. Görüşmeye Pekin Ticaret Başmüşaviri Hakan Kızartıcı, Pekin Ticaret Müşaviri Uğur Kılıçarslan, Pekin Ticaret Müşaviri Sezgin Taşkın, Guangzhou Ticaret Ataşesi Serdar Afşar, Şanghay Ticaret Ataşesi Murat Kocabaş ve Şanghay Ticaret Ataşesi Mustafa Akseli katıldı. Çin’e süt ürünü ihraç edebilecek firmaların temsilcileri ile SETBİR Yönetim Kurulu da görüşmede hazır bulundu.

SETBİR Başkanı Tarık Tezel, Çin pazarının durumu, ilgili mevzuat ve pazardaki rekabet konusunda bilgi almak ve görüş alışverişinde bulunmak amacı ile bir araya gelmek istediklerini belirtirken, Pekin Ticaret Başmüşaviri Hakan Kızartıcı da ülkemizin bütün ilgili kurumları ve sektörümüzün tüm aktörleri olarak uzun zamandır sürdürülen bir çabanın meyvesini almış olmaktan ötürü büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Türkiye süt ve süt ürünleri sektörü ile gurur duyduklarını ve süreçte bu gururu her fırsatta Çinli yetkililerle paylaştıklarını belirten Hakan Kızartıcı şu değerlendirmeyi yaptı:

“Süt ürünlerimizin kalitesi konusunda Çin’i ikna ettik”

“Tüm camia olarak Çinli muhataplarımızı süt ve süt ürünlerimizin kalitesi konusunda ikna etmeyi başardık. İhracat izninden sonra potansiyel Çinli ithalatçılardan aldığımız tepkiler olumlu. Çin, tüketim alışkanlıkları farklı ve Türkiye’ye lojistik açıdan uzak bir ülke. Süt ürünleri ihracatında lojistik açısından hangi imkanları değerlendirebileceğimizi hep birlikte görüp öğreneceğiz. Öte yandan, tüketim alışkanlıkları farklı olsa da değişik ürünler tüketme eğiliminde olan 300-400 milyonluk bir orta sınıf var Çin’de. Burada peynir tüketimi belki az ama sözünü ettiğim eğilim bizim için bir şans. Pazara, doğru ürünler ile girebilirsek kendimize alan açabiliriz. Son bir yılda marketlerin peynir reyonlarının büyüdüğünü gözlemledik. En çok tükettikleri süt ürünü şekerli yoğurt. Ama bu alışkanlıkları bize özgü yoğurtları denemeleri için de bir kapı aralıyor.”

Peynirde, labnede, süt tozunda imkan var

Ticaret Bakanlığı Guangzhou Ticaret Ataşesi Serdar Afşar da Çin’de peynir reyonlarının hızla güçlendiği tespitinden yola çıkarak şunları söyledi:

“Peynir burada lüks bir tüketim malı gibi. Pazarda çoğunlukla Avrupa, Yeni Zelanda ve Avustralya ürünleri görülüyor. Kişisel tüketim arzu edilen düzeyde olmasa da oteller kahvaltıda servis etmek için peynir alıyor. Ben daha önce Şanghay’dayken her dört saatte bir beş yıldızlı otel açılıyordu Çin’de. Dolayısı ile oteller önemsenmeli. Labnenin de Çin pazarında çok şanslı bir ürün olduğunu düşünüyorum. Bir diğer ürün süt tozu.”

Çin’de süt ve yoğurt tüketimi hızla artıyor

Toplantının bir diğer katılımcısı Şanghay Ticaret Ataşesi Murat Kocabaş da Çin’de 2008 yılında yaşanan “melamin karıştırılmış süt ve süt tozu” krizini hatırlatarak, bundan ötürü Çinli tüketicinin Çin’de üretilen süt ve süt ürününe güvenmediğini, Türk markalarının bu açıdan şansı olduğunu söyledi. Son zamanlarda “sağlıklı yaşam”ın Çin’in en popüler konulardan biri olduğunu da belirten Kocabaş, bu konseptteki süt ürünlerinin de Çin pazarındaki şansının yüksek olacağını vurguladı. Murat Kocabaş da Hakan Kızartıcı gibi yoğurdun şansına dikkat çekerek, “2017 yılında yoğurt satışları süt satışlarını geçmiş durumdaydı. İnsanlar ciddi şekilde yoğurt tüketiyor. Ama bunlar damak tadı açısından bizimkilerden farklı, oda sıcaklığında muhafaza edilebilen yoğurtlar. Çin’de süt tüketimi hızla artıyor. 2012-2013 yılında nüfusun %15’i günde bir kez süt tüketirken bu oran şimdi %40’lara çıkmış durumda. Çin nüfusundaki laktoz intoleransı azaldıkça süt tüketimi de artacak” dedi.

Çinli ithalatçı süt ürünleri için başvurmaya başladı

Toplantıda Çin’deki mevzuat ile ilgili bilgiyi Pekin Ticaret Müşaviri Sezgin Taşkın aktardı. Taşkın, Süt ve süt ürünleri ile ilgili mevzuatın birkaç haftaya kadar Türkiye’ye ulaşacağını söyledi. Çin’de sürekli protein ağırlıklı besin tüketilmesinin teşvik edildiğini belirten Taşkın, “Bu nedenle de Çin 2022 yılına kadar dünyanın en büyük süt ürünleri pazarı olacak, sabırlı olmakta fayda var. Yavaş yavaş da olsa bizi tanıyacaklarına inanıyorum. Özellikle bu tarz pazarlarda Çin’in büyük ithalatçıları belli. Çin de resmi olarak pazarın Türk ürünlerine açıldığını bildirdi, ithalatçıları bize başvurmaya başladı” dedi.

Toplantının bitiminde SETBİR Başkanı Tarık Tezel, Çin süt ürünleri pazarı için hem Çinli tüketicilerin damak tadına uygun hem de dünyaya özgü tatlara sahip ürünler üretmek gerektiğinin açık olduğunu belirterek, “Türkiye süt ürünleri sektörü sahip olduğu teknoloji, bilgi birikimi ve üretim kapasitesi ile Çin’e ihracata hazır. Ancak şimdi süratle ülkemizdeki kayıtdışı üretime giden sütü bu talebin gereklerine uygun kalite ve arz yöntemleri ile sağlıklı koşullarda üretim yapan işletmelere kanalize etmemiz gerekiyor. Diğer yandan Çin’e ihracat yolunda, lojistik koşulları, lojistik kaynaklı raf ömrü sorunu, Yeni Zelanda ve Avustralya’nın coğrafi şansları, hali hazır pazardaki hâkimiyetleri, serbest ticaret anlaşmalarından kaynaklanan rekabet avantajları gibi önümüzdeki zorlukları aşmamız gerekiyor. Umarım ki Dünya Süt Haftası’na denk gelen bu görüşme ülkemiz adına, sektörümüz adına bir başarı miladı olur. Tarım ve Orman Bakanlığımız, Ticaret Bakanlığımız, Dışişleri Bakanlığımızın destekleri ile Çin’deki Ticaret Müşavirliğimiz ve Ticaret Ataşeliklerimizin üstün gayretleri ile de önemli bir pazar payı elde edeceğimize inanıyoruz” diye konuştu.